Kitap basımı nasıl yapılır?

 

Açıkçası nesne olarak kitap, hayatımızın her bölümünde var. Kitap basımı Gerçekten estetik isteyen enerji isteyen bir eylemdir. Kitap basımı dediğimizde şunu anlamayalım; kitap basımı yazardan, yazarın fikirlerinden, öngörülerinden başlar. Açıkçası kitapçıya kadar bütünü düzenleyen, bütününe kitabı koyan kitapçının kitaba bakış açısına kadar gider. Böyle geniş ve soyut bir dünyası olduğu gibi son derece teknik ve somut bir dünyası da var bu da bildiğimiz matbaa teknikleri ama bunu da yine belirleyen daha çok editör ve yazardır. Kitap basımında son günlerde Türkiye de epey gelişmeler var. Yani Avrupa’dan ya da farklı ülkelerden alınan teknikler var. Bunlarla da çok güzel yerlere doğru gidiyoruz. Yani yurt dışında fuarları kitapçıları gezen arkadaşlarım hiç onlardan eksik bir yanımız kalmadığını hatta bazı yaratıcılık düzeyinde epey etkin olduğumuzu söylüyorlar.

   

Kitap nasıl çıkartılır?

 

Bunun iki tane sonucu var birisi olumlu birisi olumsuz. Yani kitap nasıl çıkarılır diye biri bana sorduğunda açıkçası öncelikle kitabınız nedir diye sorarım. Bunu arkadaşım ya da benim bağlı olduğum kurum Park Kitap editörü olarak da bana sorduğunda ben sana yine böyle sorarım. Derim ki dosyan nerede kitabın nerde. Öyle kitap nasıl çıkarılır sorusuyla doğan bir sürü kötü dosyalarda var sonuçta. Bunu engellemek için biz öncelikle şunu yapıyoruz kitap olma bağlamından uzak metinlerdeki içerikleri nedeniyle bunları reddediyoruz. Diyoruz ki estetik anlam düzeyinde bunu yükselt öyle getir. Ama bunların sayısının yanı sıra diğerlerinin de sayısı var. Yani yazar gerçekten iyi iş yapmış ve kitap nasıl çıkarılır diye gelmiş bana soruyor. Bende diyorum ki önce bir dosyanızı görelim ondan sonra üzerinden bir geçelim. Edite edelim ondan sonra kitabı çıkartalım.

  

Kitap nasıl yazılır?

 

Bu açıkçası cevabı çok geniş olan bir soru. Herkesin önemli bir deneyimi var şu dünyada. Kimsenin deneyimi azımsanmayacak derecede. Yurt dışında biraz daha okuması yazması bol olan ülkelerde özenle not alır. Örneğin herhangi bir marangoz herhangi bir senator ya da herhangi bir entelektüel. Açıkçası şöyle de bir tarafı var. Her not alma o kişiyi mesleği ne olursa olsun entelektüelitesini yükseltiyor. Yurt dışında da örnekleri var. Kitap nasıl yazılır sorusunu artık bir kenara bırakmalı. Ellerinde zaten epey bir dosya oluyor yani değerlendirilecek bir dosyaları oluyor ve bu dosya ile kitap nasıl çıkarılır kitap nasıl yazılır sorusuyla beraber bir editöre gidiyorlar. Bu standardın bizim ülkemizde de rahatlıkla olması gerekiyor. Örneğin bir işadamının bir sporcunun ya da bir bankacının hatıraları anıları gibi çalıştığı bölümdeki mesleki deneyimleri de çok değerlidir. Bu gibi kişilerin ülke kültüründen de bahsediyorum. Bu gibi kişiler rahatlıkla kitap nasıl yazılır sorusuyla bir editöre gittiklerinde herhangi bir editörün onlara Park Kitap gibi olan yapılarda olduğu gibi yardımcı olacağını düşünüyorum.

  

Öykü yazmak istiyorum. Nasıl yazmalıyım?

 

Bir dostum geldi bana bildiğimiz bütün edebiyatçıları elden geçirmiş adam. Sordu bana öykü yazmak istiyorum nasıl yazmalıyım diye bu beni şaşırttı çünkü öykü yazmak istiyorum nasıl yazılır sorusunu soracak birisine benzemiyor. Yaşı da epey geçkin yani 60 yaşındaydı o kişi ve ben öykü nasıl yazılır sorusunun cevabını ona vermeye çalıştım. Kendi aldığı notlara baktım gerçekten paragraf paragraf cümle cümle baktığımda epey sağlam metinler ama bir öyküyü oluşturmak için gerçekten öncelikle teknik şeylere başvurmak gerekiyor. Bunu ya yazı atölyelerinde alırsınız ya da kuramsal metinlerden alırsınız yahut oturup gerçekten kendi tekniğinizi kendiniz geliştirmeye çalışırsınız. Ama mutlaka bir tekniğe ihtiyacınız var.

  

 

Nasıl şiir yazılır sorusu kolay bir soru değildir. Yani öyküdeki romandaki kadar kolay cevaplanabilecek bir soru değil ama şiir yazabilmenin ufak cevaplarını verebiliriz. Şiir yazabilmek için öncelikle cümle kurmayı bilmek gerekir. Bunun yanı sıra imge nedir bunu öğrenmek şart. Şiir yazarken gerçekten yumruklarını sıkmak gerekir ve son olarak birçok şairimizi bilmek gerekir. Yani ben şu cevabı sevmiyorum. Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet okurum.. Bunlardan daha öte daha başka şairlerimizde var. Yani ben sadece bunları okuyarak şiir yazmaya başlarsam ortaya çıkacak şeyler belli. Nasıl şiir yazılırın cevabı birikimlerle beraber aynı zamanda yetenek dediğimiz bilgiler ve beklide en önemlisi ruhla da ilgili. Bu biraz daha bizim ruhsal deneyimimizle ilgili ve ne yazık ki Türkiye’de çok az iyi şiir var.

  

Roman yazmak istiyorum. Nasıl yazmalıyım?

 

Roman açıkçası önemli bir yaşam deneyimidir. Roman daha çok hem okuma deneyimine hem de yaşam deneyimine bakıyor. Bu anlamda roman nasıl yazılır sorusunun cevabına şayet biz oturup da bu deneyimi yeniden elde edemeyeceğimize göre şu cevabı verebiliriz. ‘Teknik geliştirmek’ yani roman yazmak isteyen kişi ideal kavram budur. Bu tabi bir yıl iki yıla falan yayılabilir bir süre.

Romanının konusunu ,içeriğini, ondan sonra taslağını belirler. Yavaş yavaş üzerine çalışır. Benzer konularla ilgilenir. Daha uçtaki konularla ilgilenir ve önemli bir deneyime sahip olduktan sonra romanını yazmaya başlar ama dediğim gibi bu biraz daha yıllarla bağlantılı bir şey.

  

Nasıl yazar olunur?

 

Bu da epey yuvarlak bir soru. Siz yazı yazarsınız, siz kâğıtları doldurursunuz güzelce. Bu kâğıtları doldurduktan sonra yazar mısınız değil misiniz bu sizin umurunuzda olmaması gerekiyor. Hatta kitabınızın olup olmaması da gerekli değil. Yıl 1950’ler Amerika da Tolkner orda ki hocaya diyor ki senin öğrencilerin yazar mı olmak istiyorlar yazı mı yazmak istiyorlar ve böylelikle bende şu soruyu şöyle sorarım. Nasıl yazı yazarım nasıl yazar olurum yerine nasıl yazı yazarım nasıl yazarım sorusunu sormak daha doğru.

  

Nasıl yazar olunur?

 

Kitap yazdım çünkü buna okurlar karar verecek. Yani buna yazı yazanın yazar olduğuna ve yazdığının kitap olduğuna okurlar ve içinde kitapçıların, editörlerin ve basının olduğu camia karar verecek.

Dosyamı nasıl bastırırım sorusunun cevabı da şudur. Siz yarattığınız dosyayı bastırmaya değer görüyorsanız zaten mutlaka bir tane yayınevinin kapısını çalacaksınız. Örneğin Park Kitabın kapısını çaldınız. İçeriye girdiniz ve soracağınız soruları az çok tahmin edebiliyorum. Hemen cevaplandırmaya çalışayım onları. Birincisi en önemli aşama edisyon aşaması. Yani dosyanızı biz yeniden düzenlemek ve okura sunmak zorundayız. Bunun için sizden destek istiyoruz. Yani bize yardım edeceksiniz dosyanızı düzeltirken. İçinde dosyanızın dağıtımı tanıtımı ve başka başka aşamalar var. Birinci aşamayı biz eğer düzgün yaptığımıza inanıyorsak ikinci aşamalarda ister istemez piyasa gerekleri doğrultusunda hallolunacaktır. Bu konuda endişeniz olmasın. Onun bandrolünü almak gerekiyor. Yayınevinin bunu alması tek başına yeterli değil. Matbaa’dan çıkması da yeterli değil. Önceki aşamalar yani edisyon aşaması ve sonraki aşamalar dağıtım ve tanıtım aşamaları az önce bahsettiğim o iki küçük aşamadan daha çok emek isteyen sizin de emeğinizi isteyen yayın evinin de emeğini isteyen önemli aşamalar.

Sedat Demir
Park Kitap Yayın Yönetmeni

  

Hikaye Nedir? Nasıl Yazılır?

Kuru söz akılda kalır mı? Bir kulaktan girer diğerinden çıkar. Bu yüzden eski çağlardan beri hikayeler anlatılır. İnsanları olaylarla  etkilemek daha kolaydır. Her insan dinlediği ya da okuduğu hikayeden kendince bir ders çıkarır. Eskiden yazının olmadığı ve insanların yazıyı az kullandığı zamanlarda hikayeler sözlü anlatılırmış. Son birkaç yüzyıldır kitaplardan okunurken internette daha fazla hikaye görür olduk.

Hikaye bir olayın kurgulanarak anlatılmasıdır. Romandan farkı çok fazla olay örgüsü ve karakter içermemesidir. Hikaye yazmak bu yüzden daha kolaydır. Herkes hikaye yazabilir ama roman yazamaz. Roman sabır ister. Hikayeler de iki bölümde incelenmelidir.

1-Kısa hikayeler
2-Uzun hikayeler

Kısa hikayeler (öyküler): Kısa öykülerin olay kahramanları sınırlıdır. Birkaç kişiyi geçmez. Olay örgüsü çok kısadır ve etkileyici olmak zorundadır. Tek bir konu üzerinde durulur.

Hikayeler: Öykülerden biraz farlıdırlar. Birkaç bölüm halinde yazılabilirler. Olay kahramanları daha fazla olabilir. Birkaç olayın iç içe geçmesinden oluşabilir. Roman kadar karmaşık değildir, öykü gibi de basit ve kısa değildir.

Hikayede anlatış tarzı çok önemlidir. Hikayeyi anlatan kişi ya birinci tekil kişi yani ben ya da  üçüncü tekil kişi olabilir. Hikayeyi birinci tekil kişi anlatıyorsa duygularını anlatmak çok kolaydır. Fakat bir dezavantajı vardır. Yapılan davranışları ya da duyguları dışarıdan göremeyiz. Tek taraflı ve yanlı düşünmemize neden olur. En güzeli üçüncü tekil kişi kullanmaktır. Bu şekilde hikayemiz daha inandırıcı olur. Üçüncü tekil kişiler hikayeyi gördükleri gibi anlatırlar. Hikaye kahramanının düşüncelerini duyamayız. Konuşmalarını duyabiliriz ve davranışlarını görebiliriz.

Yazar davranışları tasvir etmelidir. Eylemler insanın gözünün önüne gelmelidir. Konuşulanlar duyulmalıdır. Tıpkı televizyonda ya da sinemada bir film seyrediyor gibi hissetmelidir okuyucu. Böyle olması günümüzün okuyucuları için önemlidir. Çünkü artık görsellik televizyonlar sayesinde daha ön plana çıkıyor. Okuduğunu gözünün önünde canlandırabilen bir okuyucu ise bundan zevk alır ve asla sıkılmaz.

Hikayenin dili de önemlidir. Dilbilgisine dikkat etmek gerekir.Okuyucuyu sıkmamak için uzun uzun cümleler kullanılmaz. Eylemler anlatılırken birkaç kelimelik cümlelerle anlatılırsa göz önüne getirilip canlandırma daha kolay olur. Sıfat yerine de imgeler kullanılırsa etkiyi artırır.

Hikaye kahramanlarını konuştururken, o şunu dedi, bu bunu dedi demekten kaçınmalıyız. Olayın akıcılığını bozar. Tırnak işaretleri kullanıp her kahramanın konuşmasını birbirinden ayıracak olursak daha akıcı olur.

Kısacası biz olayı anlatmamalıyız, göstermeliyiz. İşte o zaman iyi yazar oluruz.

Öykü Nasıl Yazılmalı?

1. Bir kağıt üzerinde beyin fırtınası yapın. Bu karakterleri, çatışmaları ve çözümlemeleri içersin.

2. Öykünüzün olay örgüsünü beyin fırtınanızdan seçin. Hikayenizin kısa bir özetini yazın. Bu ne yazacağınız hakkında size genel bir bilgi verir.

3. Yazmaya başlayın. Kısa kurgusal bir hikaye yazarken, sık sık beyin fırtınası yapmak gereksizdir.. Eğer özel bir sitil deniyorsanız, düşüncelerinizi buna göre ayarlamalısınız.Fakat, yine de aklınıza ne gelirse basitçe yazın. İlerledikçe yazdıklarınız sizi şaşırtacaktır.

4. Yazıyı gözden geçirin. Hikayenizin bittiğine inanıyorsanız, baştan sona okuyup, yanlışlarınız varsa düzeltiniz. Bunlar mantık hataları olabileceği gibi imla hataları da olabilir.Genelde, hikayenizin akıcılığına ve karakterlerinizin problemlerinin tam olarak verildiğine emin olun.Hikayenizin şekli hakkında pek fazla dert etmeyin.Doğal olarak sizin aklınız ilginç bir hikaye üretecektir.

5. Bitirdiğine inanıyorsanız, öykünüzü arkadaşlarınıza gösterin. Onlardan yapıcı eleştiriler yapmalarını isteyin.

Kitap Yazarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

İnsanoğlunun masum zevkleri vardır.. Bunlar yaşandıktan sonra yere düşmüş hissi vermeyen, düşündükçe artan manevi zevklerdir.. Kitap yazmak da bunlardan biridir.
Kitap yazmaya orta okul yıllarımda başladım.. O zamanki yaptığım şeye kitap yazmak denmez tabii, sadece birşeyler karalıyordum..
Eğer uzun bir zamandır kafanızda bir kitap yazmak gibi bir fikir varsa , bunu hiç bekletmeyin derim ben !
Yazmaya başlarken şunları yapmalısınız;

1. Çok kitap okuyup değişik üslupları görmek (unutmayın o anda okuduğunuz kitabın üslubuna benzer bir üslubu o günlerde yazdığınız yazılarda da kullanırsınız, bu yzden bir çok yazarı okumalı ve incelemelisiniz ki özgün bir tarzınız olabilsin.)

2. Sürekli bir şeyler yazmak (eğer mükemmeliyetçi bir karaktere sahipseniz kitabınızı başladıktan sonra sonuna kadar devam ettirmeniz neredeyse imkansızdır. 10 veya 15 sayfaları da yazdıktan sonra en başlarda yaptığınız birkaç eksiği görüp tekrar başlayacaksınız. Ama bu birşeyler öğrenip kendinizi geliştirdiğinizin bir göstergesidir. Orta okul türkçe öğretmenim Ümit TOPAL şöyle derdi ” İnsan kendi yaptığını hiçbir zaman tam olarak beğenmez.. Bu da onun daha iyisini yapmasını sağlar.”)

3. Taklitçilikten uzak olmak (asla bir film veya kitaptan kopyala yapıştır yapmayın, fakat hayatınızda geçen bir olayı yazmak taklitçilik değildir.)

3. Geniş düşünün (Hayata karşı at gözlüğüyle bakmayın .. Her zaman olanı sorgulayın ve yeni fikirler üretmeye çalışın . Asla başkasının dediğini sorgulamadan kabullenmeyin çünkü bu kitabınızda ”okuyucuyu inandırma” açısından gelişmenize yardımcı olacaktır.)

4. Acele etmeyin (Eğer bu işe başlamak niyetindeyseniz , durakta oturup beklemeniz gereken bir şey var ‘ilham’.. Tabi onun gelip kafanıza vurmasını da beklemeyin onu siz de bulabilir ya da çağırabilirsiniz.Ve hiçbir zaman belirli bir zamanı düşünerek bu zaman içinde şu kadar yazacağım demeyin.. 1 saat içerisinde gönül rahalığıyla yazdığınız 1 tek cümle , 100 sayfa lakırdıdan iyidir.)

5. Tasarı hazırlayın (Kitap yazmaya başlamadan önce , yazacağınız olayları sırasıyla yazın , neyin zerinde durmanız gerektiğini ve can alıcı noktaları belirleyin .. o esnada kullanacağınız içinizde kalmış bir cümle veya kelimeyi yanına not düşün.Ve karakterleri tek tek yazın, yanlarına da kişilik özelliklerini , ve birbirleriyle akrabalık derecelerini eklemeyi unutmayın.)

6. Bölümlendirin (Romanınızı bölümlere ayırarak yazmanız olayları can alıcı noktalarda artistik olarak kesmenizi okuyucuda da heyecan ve ilgi yaratmanızı sağlar. Ayrıca o an anlattığınız mekan veya olaydan farklı bir mekana, olaya yada duruma kolayca geçiş yapmanızı sağlar.)

7. Araştırma yapın (Romanınızın hayatın bir çok dalından bilgiler barındırması gerçeklik kalitesini etkiler. Mesleki , sanatsal ve genel kültür alanındaki birçok bilgi size bu konuda yardımcı olur.)

8. Söz sanatlarına ve kelime oyunlarına ara sıra yer verin (Satır arası veya diyaloglarda okuyucunun düşündükten sonra anlayabileceği bir takım söz sanatları ve kelime oyunları okuyucuyu cezbeder ve onun haz almasını , metnin veya kitabın da akıcılık kazanmasını sağlar.)

Kitap yazmak sabır, çalışma, birikim ve yetenek işidir. Bu yüzden her daim geliştiğinizi unutmayın.

Tayfun Dalkılıç

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12